Sina Saberi ile Sohbet
Performans sanatçısı, koreograf & Kahkeshān genel sanat yönetmeni

Doğduğu, yaşadığı ve eve kapandığı yer: Tahran, İran




Sina’ya dair
Sina Saberi ile 2016’da Beyrut Uluslararası Dans Platformu’nda tanıştım. O, ekibi MaHa ile gösteri sergilerken ben festivale konuşmacı olarak davetliydim. Sonraki yıl, yine orada, bir çaydanlık ve 7 bitki üzerinden meditatif bir birliktelik anı yarattığı Damnoosh adlı gösterisini izleme fırsatım oldu. Bu, sanırım ona bakışımı şekillendiren işidir, şiirselliği, sadeliği ve politikliği ile.

Sina’nın çalışmalarında güçlü bir topluluk boyutu var. İran’daki güncel dans ahalisi için çığır açıcı iki girişimin kurucularından: MaHa ve Kahkeshān. 2016’da İran’da bir ilk olan Beden Hareketi Festivali ve daha bir çok etkinlik ve projenin gerçekleşmesinde rol oynadı. İletişim, eğitim ve edebiyat alanlarından gelen ve geniş bir uluslararası deneyime sahip olan Sina’nın sanatçı, kültür yöneticisi ve insan olarak nev-i şahsına münhasır ve ilham verici bir yeri olduğunu düşünüyorum. Umarım bu sohbet, bütün bunlara dair bir fikir verir.


Sina Saberi

Bu yazışma Fatih Gençkal ve Sina Saberi arasında 25 Nisan – 16 Temmuz 2020 arasında gerçekleşti.


Bana öyle geliyor ki bazen sorduğumuz sorular kendi sorularımızdan ziyade daha iyi bir dünya arayışı içinde trend haline gelen sorular oluyor.’




nderen: Fatih Genckal
Alıcı:SinaSaberi
T
arih: Cumartesi, 25 Nisan, 2020 12:00


Sevgili Sina,
Bir röportaj denemesi başlatmak istiyorum. Sana her gün bir soru soracağım ve her soruyu cevaplamak için 24 saatin olacak. Sonra ben senin cevabına ya da merak ettiklerime göre yeni bir soru soracağım. Sen de bana soru sorabilir, benimle röportaj yapabilirsin. Bir sohbet gibi olacak.
Eğer hızlı cevap verirsen yeni soruyu hemen sorabilirim, yani 24 saat beklememize gerek yok. Mesajlaşmaya da dönebilir bu. Ya da dönmez.
Lütfen konuştuğun gibi yazmaktan çekinme. İstiyorsan cümleleri bitirme, dilbilgisi doğru olmasın vs. Bunu bilinç akışı yazımı gibi düşünebilirsin. En doğru ya da kapsamlı cevabı vermek için fazla düşünmene gerek yok. Sorunun sende ortaya çıkardığı kıvılcımı takip et.

O zaman ilk soru:
Eve kapandığından bu yana sende ve etrafında neler olduğunu görüyorsun?


Sina Saberi 25 Nis 2020 20:33
Sevgili Fatih,
Teşekkürler. İlk soruyu cevaplayarak başlıyorum:
Başlangıçta herşey biraz korkutucu ve belirsizdi. Ağustosa kadar yaptığım planlar vardı ve hepsi birer birer ufalandılar. Daha ziyade zaten güvencesiz olan hayatımın ekonomik durumu beni telaşlandırdı. Bir de artık eskiden olduğundan daha mesafeli ve ayrı hissettiren uzun mesafeli ilişkimin durumu. Çok kederlendim ve bir tür depresyon ve manasızlık haline düşmeye meylettim. Birkaç gün düştüm de. Ta ki bir gün bunun olmasına izin vermemeye ve kendimi gün gün motive etmeye karar verene kadar. Hamileliğinin son üç ayına girmiş olan yengem için geleneksel İran Yazdi keki yaparak başladım. Kek harika oldu ve onu iyice kusursuz hale getirmek için birkaç günde bir yapmaya karar verdim. Şu an oldukça nefis Yazdi keki yapabiliyorum ve hayat devam ediyor. Bu işin başlangıcından bu yana daha sabırlı hale geldim ve her gün değilse de en azından birkaç günde bir hüsranla karşılaşsam bile kendime şefkatle yaklaşmaya çalışıyorum. Bu daha önce çok yaptığım bir şey değildi. Bu süreçte pek çok şey ortaya çıktı aslında.


Fatih Gençkal 26 Nisan 2020 13.55
Ortaya çıkan şeylerden biraz daha bahsetsene. Başlangıçtaki ufalanma hissinden bugüne olumlu ya da olumsuz ortaya çıkan yeni şeyler neler ve bu değişiklikleri nasıl karşılıyorsun?


SinaSaberi 26 Nis 2020 19:54
Bir yaratıcılık akışı olmaya başladı. Pek çok farklı proje ortaya çıktı. Yaratıcı bir sürece dönüşen tamamen yeni bir fikir. Ve uzun süredir yapılmayı bekleyen pek çok düzenleme. Fiziksel olarak çok fazla acı hissettim ve güçlü bir sevgi ve şefkat çığlığı. Çok fazla hayal kırıklığı. İlk tepkim kabullenmeme, oryantasyon bozukluğu ve huzursuzluk oldu ve bunların üstesinden gelmek zaman aldı. Aynı anda her geçen gün benden çıkan olgunluğu fark ettim; kederden daha büyük olabilme ihtimalini. Olanı kabullenip bir yürüyüşe çıkmak ve her şeyin bedenimde hareket etmesine izin vermek.


Fatih Gençkal 27 Nis 2020 13:54
Merak ettim acaba bu hislerle bahsettiğin yaratıcı akış arasında bir bağlantı var mı: onu yönlendirmek, tetiklemek, engellemek ya da şekillendirmek gibi. Duygu ve deneyimlerin normalde işlerinde belirleyici oluyor mu ve bu sürecin bu ilişki üzerinde bir etkisi var mı?


Sina Saberi 27 Nis 2020 21:37
Bence istersek, her şey değilse de, pek çok şey arasında bir ilişki bulabiliriz. Ben bu yaratıcı akışın bilinçli bir tercih olduğunu söylerdim. Bu dönemde bir şeylerin daha çok farkında olmaya çaba harcıyorum, bana acı veren şeylerin ve bana mutluluk veren şeylerin. Ve sanırım yaratıcılık bu farkındalıktan akıyor. Sorduğun soru bana bir klişeyi düşündürdü, gelişmiş-varsayılan ülkelerdeki insanların bizim gibi daha-az-gelişmiş-varsayılan ülkelerdeki insanlara (çok gereksiz bir ayrım bu arada!) dair söylediği bir klişe. Çok kez duymuşumdur: ‘içinde yaşadığınız baskı sizin daha yaratıcı olmanıza yol açıyor.’ Buradaki hakikati bir yere kadar yaşadım da hatta, çünkü tüm fikirlerde bir hakikat payı vardır, ama bunu duyunca şöyle şeyler geliyor aklıma: kısıtlayıcı, önyargılı, imtiyazlı, cahilce. Soruna cevap oluyor mu acaba?


Fatih Gençkal 28 Nis 2020 15:25
Anlıyorum, tabi ki ben de karşılaştım zorluğun yaratıcılığı körüklemesi klişesiyle. Çok umurumda değil aslında. Kendim için konuşacak olursam yaratıcılığın deneyimlerimle, daha doğrusu şeyleri deneyimleyiş biçimimle, derinden ilişkisi olduğunu fark ediyorum. Ve bunun yaptığım işleri giderek daha fazla etkilediğini. Bu aralar gelip giden ruh halleri bana kim olduğumu ve nerede olduğumu, çoğunlukla tatsız şekilde, öğretiyor. Tıpkı senin tarif ettiğin gibi, sanırım. İlerde bugünlere baktığımda kendimle ilgili daha çok şey öğreneceğim gibi geliyor. Bir de Covid-19 krizininin, dünyadaki hemen herkesi çok benzer bir durum içinde bırakmış gibi görünüyorsa da, bireyler ve belki de toplumlar olarak farklılıklarımızı da ortaya çıkardığını düşünüyorum. Diğer taraftan, şöyle bir baskı da hissediyorum: daha önce görülmemiş bir andayız ve herşeyi yeniden inşa edebiliriz. İnsan ne yapar bununla?


Sina Saberi 29 Nis 2020 12:09
Her şeyle ilgili bir şey yapmamız gerek gibi hissediyoruz hep. Şu anda, kolayca ‘kriz’ kelimesini kullanıyoruz, şimdiden içinde bulunduğumuz durumu bu şekilde adlandırıyoruz, belki de bunun kolektif olarak ‘yaptıklarımızın’ bir sonucu olabileceği olasılığını gözden kaçırarak. Daha önce görülmemiş bir durum derken durduk yerde, kaçınılmaz şekilde ortaya çıkıveren bir şeyden bahsediyoruz ve o ortaya çıkana dek sorumluluk ve özen gibi kavramlar sadece ihtiyaç halinde kullanılmak üzere rafta duruyor! Bana kalırsa yeniden inşa etmekten önce atmamız gereken bazı adımlar var. Öncelikle şu ana kadar inşa ettiklerimize bakmak, sonra birlikte, paylaşarak neyin işlemediğini ve hangi duvarları indirmemiz, yıkmamız gerektiğini anlamak. Covid-19 bir isim. Herhangi bir isim olabilir. Dünyanın çeşitli yerlerinde pek çoğumuz yaşadığımız dünyanın işleyişinden ve her yerdeki sistemlerin bizim ruhumuz ve bedenimizle beslenmesinden mutlu değiliz. Kritik eşik bu virüsün yaşamı ile çakışıyor gibi. Ama bu baskıyla baş etmek kolay değil. Benim çözümüm harekete devam etmek.


Fatih Gençkal 29 Nis 2020 16:45
Günlerin nasıl geçiyor? Evde geçirdiğin zamanda neler yapıyorsun?


Sina Saberi 29 Nis 2020 21:35
Son iki haftadır aslında daha az evdeyim çünkü Tahran’da karantina yeni bir evreye girdi. Daha öncesinde evdeki bir gün birkaç saat bilgisayar başında çalışma mesaisi ile başlayıp biraz egzersiz, yoga, meditasyon ile devam ediyordu. Bu, görece az çılgın günlerde böyleydi, çünkü bazı günler yatay pozisyondan çıkmak hiç kolay olmuyordu!
Kendimi motive etmek için geleneksel bir yemek tarifini yeniden yarattım, farklı şeyler okudum, biraz yazdım. Müzik teorisi, edebiyat ve dans üzerine podcast’ler bu süreçte hayatımı kurtardı. Biraz dans izledim ve Şahname’yi okumaya başladım, ki bu belki de ev hapsinin en büyük zevkiydi benim için. Annemle zaman geçirdim çünkü bu süreyi aynı evde geçirdik. 
Corona döneminde hayatımın daha az maceralı göründüğünü söylemem gerek, ama bu dönem içe döndüğüm ve rutinler oluşturduğum bir süreç oldu.


Fatih Gençkal 29 Nis 2020 23:11
İnsanların neler okudukları, dinledikleri, izlediklerini ve bunların onlar üzerindeki etkisini hep merak etmişimdir. Okuduğun, dinlediğin, izlediğin şeylerden biraz daha ayrıntılı bahsetmek ister misin?


Sina Saberi 30 Nis 2020 17:01
Evet, benim televizyonum yok, pek hoşlanmıyorum. Bir tür direncim var televizyona karşı. Ama çok fazla dans ve hareket videosu izliyorum. Bildiğin gibi karantina döneminde pek çok şey çevrimiçi erişilebilir oldu ve Jan Martens ve Yoann Bourgeois gibi pek çok kişinin işlerini izledim. Bir de Fil Projesi’ndeki genç dansçıların videolarını izliyorum. Her gün izlemem gereken hareket araştırması ödevleri var. Kitaplara gelince, Yvonne Rainer’in Feelings Are Facts’i ile epey zaman geçirdim ve tabi hep bahsettiğim İran şiiri. Dediğim gibi, bu dönemin en keyifli tarafı sonunda Firdevsi’nin Şahname’sine dalmak oldu. Bence her İranlı bunu okumalı ve yıllardır korkumdan ve tembelliğimden bunu yapamamıştım. Aydınlatıcı bir kitap. Bir de Bardai Dousti’nin Koron adlı çok ilginç podcastini dinledim. İran müziği ile ilgili bir podcast. Bir de Levan Akin’in And Then We Danced adlı filmini izledim ve bayıldım. Tavsiye ederim!


Fatih Gençkal 1 May 2020 00:12
İlgilendiğin şeylerin dans, müzik/şiir ve öykülerle alakalı olması dikkatimi çekti. Ben de otobiyografileri çok seviyorum, özellikle sanatçılarınkileri. Kendi üzerine düşünme, şiirsel bir hikaye anlatma biçimi gibi geliyor bana. Rainer’inkini okumadım, bakacağım.
Fil Projesi’nden ve projeyi internet üzerinden nasıl yürüttüğünden bahsetmek ister misin biraz? Ve de Kahkeshān’daki çalışmalarından?


Sina Saberi 1 May 2020 09:16
Evet, genel olarak şiire çok düşkünüm, ama özel olarak İran şiirine çünkü çok zengin, katmanlı ve çözümlenmesi karmaşık. Okumak bir macera!
Fil, 2018’de Tahran’da başladığımız 5 aylık bir hareket araştırması oluşumundan ortaya çıktı. Sonra 2019’da bir 5 aylık süreç daha yaşadık ve malzememize son şeklini verdik. Mart 2020’den bu yana ise yaratım sürecine başladık. 4 genç dansçı ile benim liderliğimde yürüttüğümüz sürecin sonunda yazın Tahran’da canlı bir kamusal performans gerçekleştireceğiz.
Bu, Kahkeshān’ın aynı anda yürüttüğü projelerden biri. Bunun dışında yaz için Somatik Günler adlı bir kamusal dans etkinliği üzerinde çalışıyoruz ve bildiğin gibi Wormhole Ventures adlı daha çok sosyal medyadan paylaşılan çevrimiçi bir süreç yürütüyoruz.
Bunlar dışında yılın farklı zamanlarında farklı dans sanatçılarının çeşitli projelerini desteklemeye çalışıyoruz. Yani elimizden geldiği kadar kaynak bularak bu yaratımların hayata geçmesine yardım ediyoruz.
Beklediğinden biraz uzun oldu sanırım? :p


Fatih Gençkal 1 May 2020 14:46
İstediğin kadar uzun ya da kısa yazabilirsin dostum, sorun yok:)
Tahran’a her gelişimde oradaki sanatçıların kendi yaratıcı alanlarını kurup geliştirmesinin farklı yollarını görmek beni çok heyecanlandırdı. Sen kendini İran’da dans alanındaki tartışmanın neresinde görüyorsun? Bu bağlamda Kahkeshān’ın özellikle yerel ve küresel düzeyde dansın kamusal görünürlüğü ve algılanışına dair misyonu nedir?


Sina Saberi 2 May 2020 10:35
Yeraltının gerçekten çok heyecan verici, politik ve ‘cool’ bir üretim alanı olduğunu düşünsem de görünürlük yaratma ve altyapı kurma anlamında pek bir şey yapmadığını düşünüyorum. İran’da dansın yeraltında var olduğu son 20 yıl bunun bir kanıtı. Bu benim bakış açım. Tabi ki çoğumuz yeraltında aktiviteler gerçekleştiriyoruz hala, ama şu algının konforunda sıkışıp kalmamak iyi gibi geliyor: hayatım tehlikede, bu yüzden sonsuza kadar saklanacağım ve bu durumun kalıcılaşmasına izin vereceğim.
Ben 2014 yılında bir grup arkadaşımla kurduğumuz MaHa’da sahip olduğumuz vizyonu Kahkeshān ile devam ettiriyorum. Farklı yollar bulup bu kabuğu kırmak[1], bunun bir şekilde ötesine geçmek. MaHa’nın 2016’da beden hareketi festivalini gerçekleştirmesi bu anlamda bir başarı idi.
2017’den bu yana Kahkeshān 3 ana misyona odaklanıyor: topluluk içinde ve kamuda farkındalık yaratma, kapasite geliştirme ve topluluğu destekleme. Dans sanatçıları olarak, kamusal ortamlarda yavaş yavaş daha fazla görünür olmak suretiyle kendi varlığımızı kabul etmeye ve önce birbirimize, sonra on yıllardır bizi görmezden gelenlere ihtiyaçlarımızı dile getirmeye çalışıyoruz.
Küresel düzeyde de İran’daki dans anlatısını netleştirmeye çalışıyoruz. Kolonyal bakıştan egzotikleştirmeye kadar. Bunu sen de çok iyi biliyorsun diye düşünüyorum.


Fatih Gençkal 2 May 2020 17:06
Eve kapanmak çalışmalarınızı etkiledi mi? Bahsettiğin misyonlar ve ilgi alanlarına dair yeni olasılıklar ortaya çıkardı mı?


Sina Saberi 3 May 2020 14:31
Beni gelir anlamında etkiledi. Gelirimin çoğu yurtdışındaki gösterilerden geliyordu ve bunlar iptal oldu. Kazanç sağladığım prodüksiyon, yöneticilik ve benzeri alanlardaki işler de iptal oldu, yani oradan gelen kazanç da kalmadı.
Diğer taraftan durum, ev hapsinden önceki durumdan çok da farklı değil. Pek çokları için bu birkaç haftalık bir kapanma iken biz İran’daki dans sanatçıları için diğer zamanlar da zaten izole olma ve kapanma dönemleri idi!
Ama daha spesifik olarak eve kapanma durumundan bahsedeceksek, benim için pek çok şeyi netleştiren yepyeni bir düşünce ve içe dönüş alanı açtı. Son zamanlar kendimi yeniden gözden geçirip kendi içimdeki ve daha genel anlamdaki pozisyonumu yeniden belirlememe yardım eden bir süreç oldu.


Fatih Gençkal 3 May 2020 22:32
Gelir anlamında nasıl stratejiler benimsenebilir? Biliyorum, dans sanatçıları için hayat zaten zordu ama bir şekilde hayatta kalabiliyorlardı, tıpkı senin hem üretim hem de yönetim yaparak yaptığın gibi. Ama şimdi ne olacak? Bu yeni pandemi ‘normali’ uzun sürerse sanatsal pratikler olarak dans ya da performansın akıbetini nasıl görüyorsun?


Sina Saberi 5 May 2020 09:53
Bazı arkadaşlarım çevrimiçi dersler vererek gelir elde etmeye çalışıyor. Ben bunu yapmıyorum çünkü bu tip bir çevrimiçi modelin ‘canlı’ performansın ikamesi olması fikrine karşı bir direncim var. Buna dair pozisyonumu belirlemek için zamana ihtiyacım var. Ancak bu dönemde daha çok topluluğumuzun aktiviteleri için var olan birkaç fona başvuruyorum. Saatler süren çalışmalar, tohum ekmek, sabır yetiştirmek.
Pandeminin ya da başka şeylerin gelip bu süreci uzatması olasılığına karşı ne olacağını bilemiyorum. Gördüğüm kadarıyla pek çok şey yeni medya araçları ve ortaya çıkacak daha yeni medya araçları aracılığıyla gerçekleşecek, ki zaten buna ihtiyaç olduğu görünüyor. Pratiklerimizi ve sanatımızı paylaşma anlamında yeni paylaşım olanakları ortaya çıkacak. Bunlar zaten varolan formatların yeniden ele alınması da olsa.


Fatih Gençkal 5 May 2020 17:03
Pandemi, fon yapılarını da ciddi şekilde etkileyecek gibi görünüyor. Dünyanın her yerinden çok daha fazla sanatçı bu fonlara çok daha hayati şekilde ihtiyaç duyacak. Aynı zamanda herkesin iş yapma bağlamları da daralıp benzerleşecek. Bu durum, sanata geleneksel olarak daha fazla destek veren yerlerde bile geçerli gibi görünüyor. Katılır mısın? Bu sana bir sorun gibi geliyor mu?


Sina Saberi 7 May 2020 16:59
Sen bu paragrafı bana yolladıktan sonra onu farklı zamanlarda bir kaç kez okudum ve bir türlü düşüncelerimi toparlayıp cevap veremedim. Ne düşüneceğimi bilmiyorum. Hali hazırda olan sorunlardan bunalmış durumdayım zaten -gerek İran’a özgü olan gerekse çevre gibi daha temel olan. Bana şu anda ‘olası’ bir durumla ilgili bir soru soruyorsun ve benim buna cevap vermeden önce hali hazırda var olan durumlarla ilgilenmem gerek.


Fatih Gençkal 8 May 2020 14:13
Ben de senin cevabını defalarca okudum ve şu an aynı şeyi hissediyorum. Bunlar gerçekten de bunaltıcı sorular ve belki çok da zamanı değil. Sorularım şimdilik bitti gibi hissediyorum, ya da şu an daha fazla sormamayı seçiyorum. Neredeyse iki haftadır yazışıyoruz. Biraz demlenmesine izin vereceğim.
Son olarak, bu sohbet senin için nasıldı ve sana ne yaptı (ya da bir şey yaptı mı) diye sormak isterim.
Bir de bana bu dönemde çektiğin bir fotoğrafını yollamanı isteyeceğim senden.
Teşekkürler Sina, bunu benimle paylaştığın için.


Sina Saberi 11 May 2020 11:38
Merhaba canım,
Gecikme için kusuruma bakma. Çok az kaynakla çok büyük bir iş yükü altındayım.
Kesinlikle! Bana öyle geliyor ki bazen sorduğumuz sorular kendi sorularımızdan ziyade daha iyi bir dünya arayışı içinde trend haline gelen sorular oluyor.
Sohbetimizden keyif aldım, bazen bir arkadaşımla sohbet ediyor gibi hissettim, bazense benimle röportaj yapılıyor hatta bir deney içinde üzerime geliniyor gibi.
Sanırım bu dönem kendi pozisyonuma ve durduğum yere dair biraz daha netleşmeme vesile oldu, sonuçta yer ile gök arasında bir yerde olsam da.
Bu dönemde ‘çektiğin’ bir fotoğraf dediğin için sana seçmen için iki tane yolluyorum. İkisi de son 10 gün içinde çekildi ama birbirlerinden epey farklılar :)
Temas kurduğun için teşekkür ederim Fatih. Bu benim için değerli.
Sevgiyle,
Sina




Fatih Gençkal 26 May 2020 13:50
Fotoğraflar için teşekkür ederim canım, çok güzeller. Geç cevabım için kusura bakma. K3 Residency için tebrik ederim! Eminim harika olacak.
Bu vesile ile sana son bir soru daha sormak isterim: Önümüzdeki bir kaç ay için umudun ve niyetin nedir?


Sina Saberi 27 May 2020 09:27
Merhaba Fatihciğim,
K3 konusundaki düşüncelerin için teşekkür ederim. Benim için değerli. Umarım belgeler residency zamanına yetişir. En azından 3 yıldır böyle bir an için bekliyordum.
Soruna gelince: Bir süredir tohumlar ekiyorum, son aylarda İran’daki dans camiası ile ilgili pek çok proje için çok fazla çalıştım. Şu aşamada bütün bu projeleri gerçekleştirebilecek finansal desteği bulabilmeyi umuyorum. Niyetim bu projeleri Ağustosa kadar sonlandırmak ve sonra arkamda meyve veren tohumlar bıraktığımı bilerek gidip 3 yıl sonra tekrar sanatsal yaratımıma odaklanmak. Ayrıca politika yapanların pozisyonlarını yeniden düşünüp yeni yollar yaratmalarını içtenlikle umuyorum, ki daha güzel günler yaşayabilelim.
Tüm iyi dileklerimle,


FatihGençkal 15 Tem 2020 12:33
Sevgili Sina,
Son konuştuğumuzdan beri nasılsın? Yazışmalarımızı yukarıdaki şekilde düzenledim.
[...]
Bunları bana gönderdiğin fotoğraflarla birlikte paylaşacağım. Ve konuşmadığımız son 2 ayla ilgili birşeyler yazmak istersen bu son yazışmamızı da eklerim.
Haberlerini bekliyorum,
İyi dileklerimle,


Sina Saberi 16 Tem 2020 09:42
Merhaba Fatih!
Son konuştuğumuzdan beri daha iyi hissediyorum. Hala her şey havada ve tek tek iri parçalar halinde gelen hayal kırıklıklarının çoğunu filtreliyorum :) her geçen gün Tahran’da ve dünyanın geri kalanında sözde ‘yapılarımızın’ boktan-lığına dair biraz daha bilgi sahibi oluyoruz ve bu oyunda İran’ın oldukça ileri olduğunu söylemem gerek.
Son haftalarda küçük bir grupla ilerlettiğim hareket laboratuvarı sayesinde kendimi meşgul tutup akıl sağlığımı koruyorum ve Fil provaları keyif ve baskı karışımı süper güvencesiz bir ortamda devam ediyor: meşhur Tahran karışımı.
Neyse canım, bu süreç bana pek çok ders verdi ve farklı düzeylerde kafamı netleştirdi. Buna müteşekkirim.
Umarım sen de son konuşmamızdan bu yana daha iyi hissediyorsundur. Metin olması gerektiği gibi görünüyor ve evet lütfen istediğin gibi paylaş.
Tahran’dan sarılıyorum.
Sina

1 Breaking the ground, hem yeri kırmak hem de çığır açmak anlamlarını kapsıyor.


Sohbetler A Corner in the World tarafından, İstanbul Hollanda Başkonsolosluğu desteğiyle gerçekleştirilmiştir.
2020