Naghmeh Manavi ile Sohbet
Oyuncu, yönetmen, yazar
Doğduğu, yaşadığı ve eve kapandığı yer Tahran, Iran




Naghmeh’ye dair
Naghmeh ile 2,5 yıl önce Tiflis’te tanıştık ve birlikte bir proje gerçekleştirdik. Bugün eşim olan Cansu ile bir araya geliş hikayemizin kahramanlarından biri olarak hayatımda ayrı bir yeri olan Naghmeh, tanıdığım en dost canlısı, kibar ve güler yüzlü insanlardan biri.
Naghmeh, Tahran Sanat Üniversitesi’nde Tiyatro okuduktan sonra Tahran’da oyuncu, yönetmen ve yazar olarak çalıştı. Özellikle son dönemde odaklandığı sunum performans formuyla insan ilişkilerine içkin iktidar yapıları üzerine çalışan Naghmeh, obje tiyatrosundan belgesele, hikaye anlatıcılığından harekete geniş bir spektrumda performanslar tasarlıyor. Geçen yıl tam da bu zamanlar İstanbul’da solo sunum performansı The Possible’ı sahneledi.
Sohbetimizi her okuyuşumda onun iyi niyeti, cesareti ve çocuksu mizahıyla dolu satırlarında farklı ilhamlar buluyorum. 


Bu yazışma Fatih Gençkal ve Naghmeh Manavi arasında 29 Nisan – 29 Mayıs 2020 arasında gerçekleşti.



‘Sanki dünya bana şunu gösterdi: ‘Bak hayat ne kadar hoş, sakin ve anlamlı olabilir... (İki ay sonra) ‘Ama seninki değil, seninki boktan, kabullen bunu’ :)))’






Gönderen: Fatih Genckal
Tarih: Çarşamba, 29 Nisan, 2020 13:29
Alıcı: Naghmeh Manavi



Sevgili Naghmeh,
Bir röportaj denemesi başlatmak istiyorum. Sana her gün bir soru soracağım ve her soruyu cevaplamak için 24 saatin olacak. Sonra ben senin cevabına ya da merak ettiklerime göre yeni bir soru soracağım. Sen de bana soru sorabilir, benimle röportaj yapabilirsin. Bir sohbet gibi olacak.
Eğer hızlı cevap verirsen yeni soruyu hemen sorabilirim, yani 24 saat beklememize gerek yok. Mesajlaşmaya da dönebilir bu. Ya da dönmez.
Lütfen konuştuğun gibi yazmaktan çekinme. İstiyorsan cümleleri bitirme, dilbilgisi doğru olmasın vs. Bunu bilinç akışı yazımı gibi düşünebilirsin. En doğru ya da kapsamlı cevabı vermek için fazla düşünmene gerek yok. Sorunun sende ortaya çıkardığı kıvılcımı takip et.

O zaman ilk soru:
Eve kapandığından bu yana sende ve etrafında neler olduğunu görüyorsun?


Naghmeh Manavi 4 May 2020 08:21
Geç cevabım için kusura bakma.
Bunu yapmaya istekli ve heyecanlıyım ...
İlk soru için:
İki farklı durum var,
Hem kişisel hem de sosyal düzeyde...
Öncelikle sosyal hayatla ilgili özlemediğim bu kadar çok şey olması, evde kendimi çok güvende ve rahat hissetmek ve her geçen gün gerçekten ilişkide olduğum insanların hangileri olduğunu anlamak beni şaşırtıyor...
Diğer durum ise benim için çoğunlukla finansal olan panik hali ve ne zaman tekrar çalışabileceğimizi bilmemek. Ayrıca sosyal düzeyde birçok insanın yiyecek yemek bulamayacak durumda olması da beni paniğe sürüklüyor...
Daha genel düşünürsek bana öyle geliyor ki Doğa Ana, insan türünü doğru davranmadığı için cezalandırıyor :))) Odana git ve ne yaptığını düşün :))
Bu yüzden pek çok şey hakkında yeniden düşünmek bana iyi geliyor.
Tamam çok konuştum ama soruna cevap bile vermedim.
Bende ve çevremde olanlar, bilinç durumu ve hayatın gerçekte ne olduğunu anlamakla her bireyin nasıl hayatta kalabileceğine dair paniğe kapılmak arasında gidip geliyor ...
Bir sonrakini dört gözle bekliyorum


Fatih Gençkal 4 May 2020 14:55
Bu panik ve bilincin yeni bir gidişatı doğurabileceğini düşünüyor musun? Bu acil hayatta kalma meselesi, hayatın gerçekte ne anlama geldiğinin bilinci ile birlikte kendimizi organize etmenin yeni yollarını ortaya çıkarabilir mi? Kişisel ve toplumsal düzeyde?


Naghmeh Manavi 5 May 2020 15:40
Umut bu.
Genelde umutsuz biriyim ama bu durumun kısa sürede çok şeyi değiştirebileceği gerçeği, bana değişimin mümkün olduğu umudunu geri getirdi. 
Dünyanın eskisi gibi olmayacağını ya da şimdi herkes kapitalizmin işlemediğini düşündüğü için bir şeylerin değişeceğini, pek çok hayalimizin gerçek olacağını kesin olarak söyleyemiyorum... ama bu gerçeküstü durum, bize hayallerimizi tekrar hatırlattı ve bundan sonra nasıl değişmek isteyebileceğimizi. Ve bence bu çok olumlu. 
Hem kişisel hem de sosyal anlamda...


Fatih Gençkal 5 May 2020 16:40
İran’da son aylarda çok fazla şey yaşandı. Sence ülke bunlardan nasıl etkileniyor? İnsanların genel hissiyatı nasıl ve pandemi bunu nasıl etkiliyor sence?


Naghmeh Manavi 5 May 2020 19:03
Herkesin ne istediğini ve gerçekten neler yapabileceğini yeniden düşünmesini sağladı gibi geliyor bana. Örneğin iki ay çalışmamak herkes için büyük bir tehdit olarak görülürdü ama şimdi pek çok insan çalışmazsa ölmeyeceklerini görüyor. Ya da greve giderlerse mesela...
Elbette yoksullar daha da yoksullaşıyor ve insanlar açlıktan ölüyor, ama ne demek istediğimi anlıyor musun? Harekete geçmek ve sonuçlarına katlanmak açısından...
Ama yine sorunu yanıtlayacak olursam, herhangi bir değişimin nasıl ya da hangi süreçte ilerleyeceğinden emin olamıyorum... Sanırım bu yanıt, birçok sorun için geçerli olabilir çünkü görüyorum ki, bu dönemin genel teması şu: Sırada ne var bilemiyoruz...
Bununla ilgili iyi olan şey, bunun gelecek üzerine hayal gücümüzü ve olasılıklarımızı genişletebilmesi, tabi ölüm korkusu ve belirsizliğin paniği bunu görmemize izin verirse...


Fatih Gençkal 6 May 2020 11:19
Kendinde ya da şeyleri görüşünde bir yenilik hisssediyor musun? Farkına vardığı ya da seni şaşırtan bir şey? 


Naghmeh Manavi 6 May 2020 11:47
Eveeeet.
Bir sürü sürpriz.
Özlemediğim şeylerle ilgili.
Beni gerçekten etkileyen şeylerle ilgili.
(Genelde aşırı sosyal bir hayvan olarak) önceki normal sosyal hayatımıza geri dönmek istemememle ilgili
Ve kullandığım ya da artık kullanmadığım ürünlerle :)))


Fatih Gençkal 6 May 2020 11:53
Hangi ürünleri kullanmıyorsun artık? :)


Naghmeh Manavi 7 May 2020 08:52
Daha çok sanatşal işlerden bahsediyorum ürün derken. Ürün derim hep. 
Çok daha az ana akım sanat tüketiyorum, topluma ayak uyurmak için tükettiklerimizi.
Gerçekten ne okumak, görmek, dinlemek, yemek, kullanmak istediğimi düşünüyorum bolca. 
Bir varlık olarak ihtiyaçlarıma odaklanıyorum, dışarıda olan bitenleri öğrenme ihtiyacından ziyade.


Fatih Gençkal 7 May 2020 15:02
Anlıyorum. Ben de tükettiğimiz şeyleri, sanatı ve diğer şeyleri, sadeleştirme ve seçici olma ihtiyacı hissediyorum. Yeni bakış açıları bulmayı ve gerçekten neyle ilgilendiğimi anlamayı çok önemsiyorum.
Bu süreçte ne tür işlerden ilham alıyorsun? Veya hangi konulardan, stillerden vs?  İhtiyaçların seni nereye götürüyor?


Naghmeh Manavi 7 May 2020 15:50
Evet, gerçekten neyin hoşuma gittiğini fark ettiğimde çok heyecanlanıyorum.
Bakış açımdaki en önemli değişiklik, zamanı nasıl algıladığım ve onu nasıl kullanacağım, bu da tükettiğim şeyle ilgili seçimlerimi etkiliyor, Mesela, uzun eski romanları okuyorum, hiç bu tür şeyler yapacak bir insan olacağımı düşünmezdim. (Kayıp Zamanın İzinde’yi okuyorum, daha ne diyeyim!)
Ya da zamanımı daha verimli kullanıyorum ve gün içinde geçen zamanın farkına varıyorum...
Bununla ilgili sevdiğim şeylerden biri de tarihleri veya haftanın hangi gününde olduğumuzu veya saatin kaç olduğunu bilmemek. Hayatımda ilk kez hatırlatıcı ve alarm kullanmıyorum ve aslına bakarsan kendi halimde daha organizeyim. Bir hayvan ya da çocuk gibi yaşamak, geçen zamanı bilmemek ve düşünmemek. Ve şu an sürekli parçalara bölünmüş doğrusal bir zaman algısı içinde yaşamanın enerjimi ve konsantrasyonumu nasıl yediğini anlıyorum. Ve bunu sadece topluma ayak uydurmak için yapıyoruz.
Eskiden içinde yaşadığım dönemi takip etmek için politika, toplum ve gösteri sanatları üzerine bi sürü teori kitabı, haber ve tonlarca deneme okurdum ve bu güncel dünyanın içinde nasıl yaşayacağımı sürekli olarak düşünürdüm, hep koşarak ve asla dinlenmeden.
Şu sıralar daha fazla roman okuma şansı buldum ve onlar aracılığıyla başka dönemlerde yaşıyorum, haberleri pek okumuyorum (panikten kurtulmaya yardımcı oluyor ve şu sıralar güçlü bir duygu olduğunu düşündüğüm etkisizlik hissini azaltıyor.) Zamanda yolculuk şansı benim için büyük bir nimet.
Tüm bu olumlu durumları yaşarken (ve sana yazarken) hep bir suçluluk duygusuna kapılıyorum çünkü bu duruma bir felaket neden oluyor ve insanlar hastalıktan ve açlıktan ölüyorlar. Bu da hazzımı suçluluğa buluyor... Ama öte yandan çeşitli siyasi saçmalıklar ve savaşlardan dolayı acı çeken insanların her zaman olduğunu ve buna alıştığımızı düşünüyorum. Ama yine de, karantina benim için kendimi yalnız hissettiğim ve utandığım için suçlu bir zevk...


Fatih Gençkal 7 May 2020 19:13
Bence bütün bunlar normal. Suçluluk duygusunun imtiyazlı konumlarımızda yaptığımız her şeyin ayrılmaz bir parçası olduğunu hissediyorum. Her şey hakkında bir şeyler yapmamız gerektiğini düşünüyoruz. Yaptığın şeyi yapmak için ayırdığın zamanı takdir ediyorum.
Bahsettiğin değişen zaman algısını merak ediyorum. Kendi içsel zamanını bulmana yol açan bu yeni zaman algısı nasıl bir süreç sonucunda ortaya çıktı?


Naghmeh Manavi 10 May 2020 11:47
Canım,
Geç cevap verdiğim için üzgünüm,
İki gece önce saat 1'de tam uyuyacakken 5.1 şiddetinde bir depremle sarsıldım ve bu, son iki günümü değiştirdi.
Bizim ev pek güvenli olmadığı için arkadaşların evine gittim çünkü tekrar bir deprem olabileceğini söylediler.
Gecikme bahanem buydu, umarım işe yarar :)))
Benim için yeni zaman algısı bulma süreci, telefonumu yasakladığımda oldu çünkü telefon beni endişelendiriyordu ve benim yerime düşünüyordu, hatta bazı durumlarda benim yerime kararlar veriyordu...
Bu yüzden sadece tek başıma eve kapanmakla kalmadım, aynı zamanda sanal ilişkileri de kestim, çünkü bunun bir mağarada yaşamayı deneyimleyebileceğim ve inceleyebileceğim belki de tek zaman olduğunu düşündüm, hem de pek fazla sonucu olmadan... Toplumun dışında yaşasam nasıl düşünürdüm ve ne yapardım (her zaman görmek istediğim bir şey) üzerine deneme yapabileceğim planlanmış ve yönetilmiş bir durumdu bu benim için...
Yaklaşık 50 gün süren bu deneyim sayesinde, zamanı, diğer insanları ve toplumdaki yerimi düşünmediğimde farklı bir insan olduğumu fark ettim (ki biz sürekli bunu düşünüyoruz ve bunu yeniden kurarken bir varlık olarak birçok başka şekilde yaşayabileceğimizi asla fark etmiyoruz...)
Tabii asla bir toplum olarak düşünmemeliyiz demiyorum ve gördüğün gibi şu an geri dönmüş durumdayım ve tekrar çalışıyorum, ancak başka algı hallerini pratik etmek her zaman için uğraştığım bir şey...


Fatih Gençkal 11 May 2020 00:16
Depremi duydum. Umarım her şey yolundadır. Eve döndün mü?
Yaptığın şey kulağa harika bir deney gibi geliyor, kıskandım:) Bu keşifleri geri dönerken nasıl yanına alıyorsun? Bir denge bulabiliyor musun ya da bu yeni algıyı hayatına katabiliyor musun?


Naghmeh Manavi 12 May 2020 07:23
Evet eve döndüm ve güvendeyim.
Teşekkürler canım.
Hâlâ kendimi izliyorum ve dinliyorum ama her zaman yaptığım şeyleri yapmak için çok daha az isteğim var, sanki daha yüksek nitelikte bir yaşam deneyimlemişim ve bu birçok şeyi sorgulamama neden oluyor.
İletişimden çok zevk alıyorum hala ama artık herhangi bir pozisyonda olma ya da olmama seçeneğim olduğunu daha net hissediyorum.
Her gün nasıl bir denge kuracağımı sürekli öğreniyorum, bu bazen işe yarayan ve bazen yaramayan sürekli bir çaba.
Ama sosyal korkularımı çok daha az hissediyorum ...


Fatih Gençkal 12 May 2020 17:15
Bu dönemde herhangi bir aydınlanma anı yaşadın mı? Ya da hikayesini anlatmak isteyeceğin herhangi bir an?


Naghmeh Manavi 16 May 2020 11:49
Aslında bir çok aydınlanma anı yaşadım: duygularımın ne kadar dönüştürücü olabileceğini fark ettiğim anlar, normalde dışarı çıkıp buluşmayı sevdiğim arkadaşlar ve insanlarla buluşmak istemediğimi fark ettiğim an, onlarsız yaşayamayacağımı düşündüğüm şeylere ihtiyaç duymamam (ve bu listenin daha çok uzayabileceğini fark etmem), beni kızdıran birine karşı duygularımın nasıl sevgiye dönüşebileceği ya da tam tersi...


Fatih Gençkal 16 May 2020 17:29
Bu süreçte özlediğin bir şeyler var mı?


Naghmeh Manavi 17 May 2020 14:55
Evet, para kazanmak:))))
Bunun dışında pek bir şeyi özlediğimi hissetmiyorum ama belki bunu söylemek için çok erken, altı ay sonra anlarım neyi özlediğimi...


Fatih Gençkal 17 May 2020 17:06
Daha önce nasıl para kazanıyordun? Şu an ve yakın gelecekte maddi olarak ne durumdasın?


Naghmeh Manavi 17 May 2020 20:40
Aslında maddi olarak ciddi bir tehlike içindeyim.
Bütün yıl bir iş yapıp yazın festivallere satmak için çalıştım, ki para kazanıp tekrar çalışabileyim.
Şimdi işsizim, umutsuzum ve meteliksizim :))
Tiyatronun yakında hayata döneceğini düşünmüyorum ve dönse bile, bizlerin aynı kişiler olacağından ve önceki sanat eserlerinin bir işimize yarayacağından emin değilim...
Aslında ebeveynlerimden biraz yardım alıyorum, onların yardımı olmadan yaşayamam ve bu yıl tüm iş fırsatlarımın iptal olduğunu düşünmek beni ürkütüyor...
Hikayenin hala ne yapacağımı bilmediğim en zor kısmı bu.
Önerilere açığım :)))


Fatih Gençkal 19 May 2020 13:54
Çevrimiçi çalışma imkanın var mı? Eğitim?
Şu anda Türkiye'de normalleşme adı verilen süreç devam ediyor. Bazı yerler (berberler, galeriler vb.) kısıtlamalarla açılıyor. Haziran ayından itibaren daha çok iş yeri açılacak gibi görünüyor. İşler iyi giderse, sanırım. İran'da normalleşme planları/programları var mı? Tahran'daki sanat kurumları bu dönemde neler yapıyor ve gelecek için nasıl planlar yapıyor?


Naghmeh Manavi 25 May 2020 17:11
Canım, 
Geç cevabım için kusura bakma. Biraz uzaklaşıp doğaya gittim. Sana özür olarak fotoğraflar gönderiyorum :))))





İran'da (ve sanırım her yerde) durum aşağı yukarı aynı, farklı niteliklerle tabii.
Çevrimiçi imkanlar var (geçen ay çevrimiçi bir festivalde bir konuşma/ders yaptım) ama hepsi ücretsiz festivaller ve hiç para kazanmıyorlar... Benim oyunculuk dışında yaptığım bir iş olmadı ki çevrimiçi yapayım. Çevrimiçi platformlar, bence ayrı bir uzmanlık gerektiriyor ve benim böyle bir uzmanlığım yok ve sahnelenmiş performansları çevrimiçi yapmak istemiyorum, Bunun, onları tüketmenin doğru bir yolu olduğunu düşünmüyorum...


Fatih Gençkal 26 May 2020 14:03
Fotoğraflar çok güzelmiş, teşekkürler. Nereye gittin?
İlk emailimden bu yana neredeyse bir ay geçti. Bu ay senin için nasıldı ve sohbetimizin sende bir etkisi oldu mu?


Naghmeh Manavi 27 May 2020 13:44
Tahran'dan yaklaşık dört saat uzaklıkta bir dağın zirvesindeydim...
Aslında bu geçen ay sosyal hayat adım adım başladı, kendimi kötü hissediyorum çünkü yeniden hayat kaygısı hissediyorum, eskisi kadar konsantre olamıyorum, sürekli haberlere bakıyorum ve hayatım mahvolmuş gibi geliyor.
Bir çocuğa lolipop vermişsin, sonra da elinden almışsın gibi.
Sanki dünya bana şunu gösterdi: ‘Bak hayat ne kadar hoş, sakin ve anlamlı olabilir... (İki ay sonra) ‘Ama seninki değil, seninki boktan, kabullen bunu’ :)))
Sohbetimizde seni ve Cansu'yu yanımda hissetmek güzeldi (emaillerimi ikinizin de okuduğunu hayal ettim) ve elbette bugünlerde kafamdakiler hakkında farklı bir dilde daha somut düşünmeme yardımcı oldu...

Fatih Gençkal 27 May 2020 16:10
Demek istediğini anlıyorum. Bende de benzer hisler var ama sanırım hayatın zorluğu bu. Biliyorsundur belki, bir Zen öküz gütme hikayesi var: çeşitli aydınlanma aşamalarından geçiyorsun ve en son aşama aydınlanıp toplumdan çekildiğin aşama değil, gündelik dünyaya geri dönüp orada yeni varoluşunla basitçe yaşadığın ve onu paylaştığın aşama. =)
Öyleyse, sana son sorum şu: Önümüzdeki birkaç ay için umudun ve niyetin nedir?


Naghmeh Manavi 28 May 2020 16:44
Umudum (aslında dileğim) ekonomik durumun düzelmesi (biliyorum bu imkansız ama bunu dileyebilirim herhalde)
Önümüzdeki birkaç ay ile ilgili hiçbir fikrim yok ve bu epey ürkütücü. Bir de şöyle gökten zembille bir iş olanağı insin diliyorum, teşekkürler:))))


Fatih Gençkal 28 May 2020 17:37
Bu süreci paylaştığın için teşekkür ederim canım. Her şey gönlünce olsun!


Naghmeh Manavi 29 May 2020 16:09
Rica ederim canım. 
Benim için zevkti, dostluğunu özlemişim.
Sohbetler A Corner in the World tarafından, İstanbul Hollanda Başkonsolosluğu desteğiyle gerçekleştirilmiştir.
2020