Hanane Hajj Ali ile Sohbet
Tiyatrocu, aktivist, eğitmen
Doğduğu, yaşadığı ve eve kapandığı yer: Beirut, Lebanon


Hanane’a dair
Hanane ile tanışmadan önce onun A Corner in the World Festival 3’e muhteşem solo eseri Jogging ile geleceğini hangi Lübnanlı arkadaşıma söylediysem onun Lübnan tiyatro tarihini değiştiren bir efsane olduğunu söyledi bana. Onun farklı alanlarda yaptıklarına burada hakkıyla değinecek yerim maalesef yok, o yüzden hiç başlamayacağım. Onun, bir sanatçı, bir kadın, bir aktivist ve eğitmen olarak yaptığı her işte dokunduğu her tabuyu zarafeti ve anlayışıyla dönüştürdüğünü ve her kesimden insanla doğal olarak kurduğu eşitlikçi ilişkiyle var oluşunu bir sanat eseri haline getirdiğini düşündüğümü söylemekle yetineceğim. Onunla yazışmamız şehrinin içinden geçtiği en zor dönemlerden birine denk geldi. Bana böyle bir dönemde yaptıklarını anlatırken merakının, ilgisinin ve zamanının sanki sonsuz olduğu hissi, ilhamla doldurdu içimi.


Bu yazışma Fatih Gençkal ve Hanane Hajj Ali arasında 3 Mayıs – 5 Ağustos 2020 arasında e-mail üzerinden gerçekleşti ve Messenger üzerinden devam etti.



‘Fotoğrafta yıkık bir tiyatronun duvarındaki yazı: Ekmek, eğitim ve tiyatro istiyoruz.’





Gönderen: Fatih Genckal
Alıcı:
Hanane Hajj Ali
Tarih: Pazar
, 3 Mayıs 2020 22:34

Sevgili Hanane,
Bir röportaj denemesi başlatmak istiyorum. Sana her gün bir soru soracağım ve her soruyu cevaplamak için 24 saatin olacak. Sonra ben senin cevabına ya da merak ettiklerime göre yeni bir soru soracağım. Sen de bana soru sorabilir, benimle röportaj yapabilirsin. Bir sohbet gibi olacak.
Eğer hızlı cevap verirsen yeni soruyu hemen sorabilirim, yani 24 saat beklememize gerek yok. Mesajlaşmaya da dönebilir bu. Ya da dönmez.
Lütfen konuştuğun gibi yazmaktan çekinme. Sorunun sende ortaya çıkardığı kıvılcımı takip et.
O zaman ilk soru:
Eve kapandığından bu yana sende ve etrafında neler olduğunu görüyorsun?


Hanane Hajj Ali 4 May 2020 05:48
Doğanın kendini iyileştirdiğini ve ihtişamının bir parçasını geri kazandığını görüyorum, ülkemdeki insanların öfkeli, aç, hüsrana uğramış, aşağılanmış, bıkmış hissettiğini görüyorum... Buna rağmen daha az eşitsizlik ve daha fazla dayanışma arayışındalar.  Evde VAR OLMANIN sevincini yeniden keşfediyorum, her ne kadar yaptığım bir sürü işe ev işleri eklense de. Aynı zamanda, kentimle tartışmamı sürdürmeye çalışıyorum, tek başıma yürüyorum, koşuyorum, kamusal alanları geri kazanmak için sembolik eylemler yapıyorum ve sokaklarında küçük gruplar halinde gezerek şiir, şarkı, bazı oyunlardan alıntılar ve taleplerimizi seslendiriyoruz ve pencerelerinde ve balkonlarında duran insanlarla konuşuyoruz vs. Yani içeri ve dışarı (benlik, ev ve şehir) arasında tamamen yeni bir deneyim yaşıyorum ve ÖZGÜRLÜK ile olan bağımı sürdürmeye çalışıyorum.


Fatih Genckal 4 May 2020 14:27
Varlığını bu şekilde çevrendeki her şeyle ilişkilendirmene hayranım. İçinde yaşadığın evrenin bir parçası olarak bedeninde var olmak. Pek çok tiyatrocunun ne yapabileceğini ve ne işe yaradığını anlamaya çalıştığı bir zamanda bu çok ilham verici. Şehrin Beyrut ile yaptığın tartışmalardan ve bahsettiğin içeride ve dışarıda yaşama deneyiminden bahset biraz. Şehirdeki mevcut durum göz önüne alındığında eylemlerin nerede duruyor? Şehre, insanlara, kendine ne yapıyorsun?


Hanane Hajj Ali 5 May 2020 15:47
Bir yandan JOGGING'in San Francisco, Polonya, Paris, Çin ve New York'taki performanslarını yeniden planlamaya çalışmayı umarken, Marshall McLuhan'ın ünlü "Araç mesajdır" sözünden esinlenerek farklı bir deneyim türüne geçiyorum ve çalışmalarımın bir bölümünü ses ortamının potansiyelini keşfetmeye yönlendiriyorum. Örneğin Jogging'in farklı versiyonlarda ses kaydını yapmaya çalıştım Beyrut'un boş sokaklarında hep yaptığım gibi yürürken ve sabah erkenden JOGGING yaparken.Diğer yandan Beyrut'taki kamusal alanlarda devrimci genç gruplarla koordinasyon içinde bazı sanatsal eylemler yapıyorum. Bu politik sanatsal eylemler, Lübnan tarihinin bu kritik döneminde temel insan ve yurttaşlık haklarımıza odaklanıyor.  Mesela geçtiğimiz işçi bayramında, şiirsel bir üslupla çeşitli işçi hakları (şimdi binlercesi işsiz) sloganları tasarladık ve bunları büyük stensillere işleyip (şu an ekonomik çöküş nedeniyle çoğu boş olan) şehrin kocaman reklam panolarına spreyledik. Birçoğunu insanların açlığın salgından daha tehlikeli olduğunu düşünerek Covid 19'a rağmen sokak protestolarına devam ettiği iki büyük şehrin duvarlarına spreyledik: Beyrut ve Tripoli.

Günüm genel olarak şöyle geçiyor: yürümek ve koşmak, kocamla kahvaltı yapmak (burada genelde tiyatro, siyaset vs. tartışıp Lübnan poundunun devalüasyonuyla ilgili spekülasyonlarla bitiriyoruz) ve internet olduğunda dört farklı ülkede yaşayan dört çocuğumla iletişim kurmak için ya da iş toplantıları ve sanal buluşmalar için Zoom, Google ve Skype arasında gidip gelmek. Özellikle Ramazan’ın başlamasıyla yemek pişirmek eski şânını geri kazandı. Geri kalan zamanlarda ise,  parçası olduğum kültür dernekleri ile gerçekleştirdiğim bazı projeleri şekillendiriyorum ve bir takım araştırmalar yapıyorum. 

Zaman zaman genç yönetmen Chrystele Khodr ile yüzümüz maskeli ve ellerimiz eldivenli bir şekilde yürüyüşe çıkıyoruz. Onun yönettiği "AUGURES" adlı oyunda oynuyorum, proje 22 Mart’ta prömiyer yapacaktı. Yürürken projeyi tartışıyoruz ve eve kapanmış bir arkadaşın balkonunun altından geçerken MERHABA YUKARIDAKİ diye bağırmayı da ihmal etmiyoruz... Kalan zamanımın önemli bir kısmını, devrim sırasında katıldığım "işçiler ve sanat ve kültür işçileri" grubu ile mümkün olduğunca 3G sanal toplantılar yaparak geçiriyorum. Burada Lübnan ve dünyadaki durum hakkında bilgi alışverişinde bulunuyoruz, tartışıyoruz ve yazı, video, fotoğraf ve ses kaydının kesiştiği sanatsal etkinlikler tasarlıyoruz. Bu faaliyetlerin çoğunun sosyal medyada yayılması amaçlanıyor. Ancak, son zamanlarda şehre doğrudan müdahale eden hamlelerimizi artırmaya başladık. Bu alandaki son faaliyetim Beyrut'un kültürel hafızasının rezervuarı olan ve günümüzde tamamen unutulmuş halde bulunan Beyrut'un en eski tiyatro mekanı “Theatre Beyrouth”u yeniden gün güzüne çıkarmayı amaçlıyor. Burası uzun süre önce yıkılmak üzere kapatıldı, kültürel mirasımızın çoğunda olduğu gibi. Ayrıca sanatçı Nasri Sayegh'in başlattığı sanatsal yayın platformu Radio Karantina'da yayınlanacak bir metne son halini vermekle meşgulüm.

Geçen hafta sahurda insanları uyandırmak için sokaklarda dolaşan ramazan davulcusu “musahharsti” gibi her biri 3-4 kişiden oluşan 4 grubun mahallelerde dolaştığı bir şehir turu tasarladık; ama bunu gece değil gün boyunca yaptık. Tabla çalarak şarkılar söyleyip pencerelerinde ve balkonlarında oturan insanlarla sohbet ettik, düşüncelerini, sorunlarını, acılarını ve ihtiyaçlarını yüksek sesle ifade etmeleri için onlara megafon verdik. O kadar ilham verici bir deneyimdi ki bunu tekrar tekrar yapmaya karar verdik.


Fatih Gençkal 5 May 2020 17:33
Anlattıkların bana Türkiye'deki Gezi dönemini anımsattı. Önceden hiç yaşamadığımız bir yaratıcılık, bir arada olma ve kolektif eylem zamanıydı ve orada yaşadıklarımızın ne olursa olsun bizimle olacağını biliyorum. Bunun harika bir özgürlük pratiği olduğunu düşünüyorum, tüm sorunları ve zorluklarıyla. Öte yandan, sonrasındaki süreç, daha fazla otoriterlik ve kamusal muhalefetin daha fazla baskılanmasını getirdi. Özellikle Arap dünyasındaki diğer mücadelelere oldukça benzer bir durum olsa gerek. Muhtemelen pek çok benzer süreç ve mücadeleyi ilk elden yaşamış bir kişisin, bu anlamda mücadelenin olumlu ya da olumsuz olan anlık ve görünür sonuçlarından bağımsız olarak bu deneyimlerin bize ne kattığını düşünüyorsun?


Hanane Hajj Ali 6 May 2020 10:59
Merhaba Fatih,
Aslında özgürlüğe ve demokrasiye bağımlı hale geliyoruz. Bu çok fazla acıya neden olabiliyor, ancak bundan daha fazla öz saygı ve haysiyet getiriyor. Yurttaş olma yolunda insan haklarını kucaklayan uzun ve zorlu yürüyüşümüz, sanatımızı ev hapsi ve açlık dönemlerinde bile fedakar bir şekilde besliyor.
Sevgiler, Hanane


Fatih Gençkal 6 May 2020 11:46
Senin çalışmanın özünde mevcudiyet, orada olmak, insanlarla bağlantı kurmak, bir araya gelmek var diye düşünüyorum. Ve bu bence tamamen duyularla ilgili. Öte yandan, farklı bir ortam olan dijital platformda da yer alıyorsun. Fiziksel ve sanalın etkisi nasıl farklılaşıyor sence? Senin gördüğün tiyatro, fiziksel varlık olmadan var olabilir mi ve çevrimiçi alanın ona sunabileceği bir şey var mı?


Hanane Hajj Ali 7 May 2020 23:00
Eskiden bildiğimiz tiyatro, fiziksel varlık olmadan var olamaz. Sanırım çevrimiçi alanın sunabileceği şey şu: bu söylediğimi doğrulamak ve bizi duyularla, izleyicilerle (görsel-işitsel dinleyiciler/izleyiciler), yeni biçimlerle ve yeni performans/performans yapma yaklaşımlarıyla ilişkilenmeye yönlendirmek.


Fatih Gençkal 8 May 2020 15:03
Sanırım tiyatronun yalnızca fiziksel formda gerçekleşebileceğini, ancak dijitalin tiyatro olarak adlandırılamayabilecek yeni ifade ve iletişim olanakları açabileceğini söylüyorsun. Ben şahsen adına ne dediğimize çok takılmıyorum. İlgimi çeken, canlı performans yapan sanatçıların çevrimiçi bir şeyler yapma girişimleri. Çevrimiçi olarak ne tür şeyler izliyor/dinliyor/oynuyorsun? Video oyunları da sayılır :)


Hanane Hajj Ali 15 May 2020 14:41
Sevgili Fatih,
Tiyatro oyunlarını çevrimiçi izlemenin, işi başlı başına yeni bir ürün haline getirecek özel bir sinematografik yaklaşımla kaydedilmediği sürece, genellikle sinir bozucu olduğunu itiraf etmeliyim. Yani tahmin edeceğin gibi, genel olarak çevrimiçi en çok izlediğim şey filmler. Yine de Filistin’den tiyatro oyunları gibi canlı olarak (şans eseri uluslararası bir festivalde denk gelmezsem) izlemeyeceğim tiyatro oyunlarını izleme fırsatını kaçırmıyorum. Keşke video oyunları oynayabilseydim ama bu evrene tek başına yaklaşmaya hiç cesaret edemedim. Kendimi bu alanda bir bebek gibi hissediyorum, ilk adımlarımda bana yol gösterecek bir akıl hocasına ihtiyacım var. Sık sık görsel-işitsel müzik platformlarına girdiğimi söylemeye gerek yok.
En iyi dileklerimle,
Hanane


Fatih Gençkal 16 May 2020 15:14
Sence dijitalleşmenin yaygınlaşması, sınırları ve mesafeleri önemsiz kılarak ve dünyadaki neredeyse tek ortak iletişim platformu olarak dünyanın dört bir yanından farklı seslerin, Filistin tiyatrosu gibi, görünürlüğüne yardımcı olabilir mi?
Bir de Filistin oyunlarına erişim için paylaşabileceğin bir link var mı? :) Teşekkür ederim.


Hanane Hajj Ali 21 May 2020 12:27
Sevgili Fatih,
Elbette dijitalleşme, (siyasi veya başka) aşılamayacak engeller olduğunda görünürlüğe yardımcı olabilir. Ancak sınırları ve mesafeleri önemsiz kıldığını söyleyemem: tam tersine, ne zaman çevrimiçi bir oyun izlesem, bir tiyatro oyunu kaydının sanal izleyicisi olmanın ne kadar yabancılaştırıcı olduğunu fark ediyorum.
Filistin oyunlarının linklerine gelince iki konu var: Birincisi oyunlar genellikle çok sınırlı bir süre için oynanıyor ve ikincisi maalesef çeviri yok. Bu akşam Filistin saatiyle 22.00'da Filistinli Al Hakawati tiyatro grubunun 1983 tarihli bir oyunu Ashtar Tiyatrosu facebook sayfasında yayınlanacak. Sana messenger'dan link gönderdim.
Sevgiler, Hanane


Fatih Gençkal 23 May 2020 00:36
Keşke Arapça bilsem ya da bu çevrimiçi işlerin çevirisi olsa. Yine de Arapçanın çeşitli lehçelerinin konuşulduğu geniş bir coğrafyada bu oyunlara kolayca erişilebiliyor olması harika bir şey. Dijitalleşmenin mesafeleri önemsiz kılmaması hakkında söylediğine istinaden: Dünyanın birçok yerinde performans sergileyen bir sanatçı olarak, performans deneyimini şekillendiren ve çevrimiçi alanda olmayan canlı karşılaşmayı nasıl tanımlarsın? Malzemeni farklı yerlere götürmek onu nasıl etkiliyor?


Hanane Hajj Ali 28 May 2020 12:50
Sevgili Fatih,
Öncelikle, sana bir sürprizim var: Harika bir oyunun İngilizce versiyonunu özelden ve gizlice seninle paylaşmak için iznini aldım: Amer Hlehel’in yazdığı ve icra ettiği, Amir Nizar Zoabi’nin yönettiği TAHA. Ama oyun hala gösterimde olduğu için kimseyle paylaşma lütfen.
Jogging’i farklı yerlerde göstermek üzerine sorduğun soruya cevaben: aynı konu hakkında farklı insanlara konuşmak gibi tam da: Aynı söylemi aynı sözcüklerle tekrarlasan bile, canlı karşılaşma sırasında asla aynı şeyi yaşayamayacağını fark edersin, aynı bakışı, aynı ritmi, aynı göz temasını, aynı nefesi... Her yerde farklı bir bağlam, farklı bir ortam, senin gönderdiğin sinyalleri farklı şekillerde algılayan ve dönüşmeni sağlayan farklı kültürel alıcılar var... Yaptığın şey anı olsa da bunlar onu daha derin ve zengin hale getiriyor. Ve tüm bunlar sanal gösterilerde eksik... orada performans körü körüne sabit.
Sevgiler, Hanane


Fatih Gençkal 29 May 2020 17:49
Büyük sürpriz için teşekkürler canım. Henüz izleyemedim ama ilk fırsatta izleyeceğim.
Jogging, aynı zamanda güçlü bir şekilde politik olan oldukça kişisel bir hikaye. Ayrıca açıkladığın gibi çok canlı. Sergilendiği farklı ortamlarda oyunun içeriğinin değişip değişmediğini merak ediyorum. Bir de pandemi ve Lübnan'daki güncel gelişmelerden sonra oyunda herhangi bir değişiklik yapmayı düşünüyor musun?


Hanane Hajj Ali 4 Haz 2020 22:01
Sevgili Fatih,
Geç cevap verdiğim için kusura bakma.
Sorunla ilgili olarak, değişiklikleri hiç öngörmüyorum, o anda oluyorlar. Örneğin, geçen Ekim devriminin başlangıcından sonra ilk kez JOGGING'i oynadığımda, performansın hala anlamlı olup olmadığından emin değildim. Performans sırasında ilk andan itibaren hala anlamlı olduğundan emin oldum ve bu duygu, metinde, tavrımda ve seyirciyle ilişkimde değişiklikler ve eklemeler yapmama yol açtı. Doğaçlama yapıyordum tabi ki, ama bu doğaçlama kaynağını devrim sırasında sahada çok aktif olmamın getirdiği imgeler, sloganlar, yeni korkular, yeni umutlar ve farklı izleyicilerin yeni algılarından alıyordu. Bütün bunlar, performansa yansıdı.
Yani söylemek istediğim, karantinadan sonra oyunda değişiklik yapıp yapmayacağımı bilmiyorum, ya da şöyle söyleyeyim, değişiklikler olacağına eminim ama ne olacağını ve nasıl olacağını şu an bilmiyorum.
Sevgiler


Fatih Gençkal 8 Haz 2020 12:06
2012’de bir iş yapmıştım. Sanatçıların biyografik malzemeleri ve dönemin kültürel ve politik imgeleri, olayları vs. kullanan, Türkiye'de 1990'larda büyüyen nesil hakkında bir işti. Siyaseten çok gergin bir dönemde pop kültürle büyüyen apolitik bir nesil hakkında. 2013 Haziran'ında Türkiye'de Gezi hareketinin patlak vermesiyle birlikte bu iş yeni bir anlam kazandı ve gösterideki tüm eylem ve sözler farklı bir şekilde görülür ve duyulur oldu. Jogging'in anlam katmanlarının da pandemi/devrim durumunda nasıl daha derinleşeceğini hayal edebiliyorum. Bunu yakın gelecekte bir yerde sergilemek için herhangi somut bir planın var mı? Pandemik sınırlamalar dahilinde belki -dış mekanlarda, fiziksel mesafe ile vs.? Ve yeni bir iş üzerinde çalışacak mısın?


Fatih Gençkal 26 Haz 2020 13:05
Merhaba canım, bir süredir senden haber alamıyorum. Umarım her şey yolundadır. Burada hayat normale dönüyor, maskelerin eklenmesi ve bazı kısıtlamalarla. Senin için ve genel olarak Lübnan'da işler nasıl?

16 Tem 2020 12:11
Merhaba canım, umarım iyisindir. Bir süredir haber alamadım, bir yoklamak istedim. Oradaki durumun oldukça gergin olduğunu görüyorum. Lütfen imkanın olunca nasıl olduğunu bana bildir.
Dayanışma ile,


Hanane Hajj Ali 17 Tem 2020 00:43
Sevgili Fateh,
Lübnan'da gün geçtikçe kötüleşen durumla ilgili içten endişen için teşekkür ederim. Bu gece ilk kez birkaç saat elektriğimiz oldu ve bu yüzden elimden geldiğince çok emaili yanıtlamaya çalışıyorum. Mümkünse Pazar günü Messenger'da konuşmaya çalışalım, seni durum hakkında ayrıntılı olarak bilgilendireyim.
İçtenlikle,
Hanane


Fatih Gençkal 17 Tem 2020 15:56
Sevgili Hanane, böyle bir durumda yazdığın için teşekkürler. Pazar günü yapabilirsen seninle konuşmak isterim. Lütfen durumunu bana bildirin. Eğer çok zor olacaksa da boşver. İstersen yazabilirsin de. Umarım işler iyi yönde değişir. Çok sevgiler,


Hanane Hajj Ali 17 Tem 2020 18:42
Evet sevgili Fateh, pazar günü konuşmak benim için zevk olur, internetimizin olacağını umarak.
11:00 nasıl?


Fatih Gençkal 21 Tem 2020 14:18
Sevgili Hanane, Pazar günü sana ulaşamadım, bağlantı kuramadığını varsayıyorum. Bu maili ne zaman okuyabileceğini bilmiyorum, umarım yakında. Uluslararası haber kanallarından durumla ilgili haberleri takip ediyorum ama haberlerin her zaman güvenilir bir tablo çizmediğini veya insanların durumunun inceliklerine girmediğini biliyorum. Umarım işler Lübnan halkı için en iyi şekilde devam eder. Sana en iyi dileklerimi iletiyorum.
İmkanın olduğunda bana iki satır yazabilirsen sevinirim. Ayrıca Facebook'tan gönderilerini de takip ediyorum.


Messenger’da devam eden konuşma

Fatih Gençkal 27 Tem 2020 13:31
Hanane canım nasılsın? Konuşamadık. Lütfen imkanın olduğunda bana yaz. Umarım iyisindir. Sevgiler,

4 Ağu 2020 20:13
Sevgili Hannane, az önce patlamayı duydum. Umarım güvendesindir.

Hanane Hajj Ali 5 Ağu 2020 04:53
(sesli mesaj)
Merhaba Fateh, nasılsın? ... Ah, ya Fateh, ne diyeyim? ... Ahhh, hiç böyle bir şey yaşamadık. Hiç böyle bir şey yaşamadık. Şu ana kadar kırık camları temizlemeye çalışıyordum, kapılar havaya uçtu. Biz hiç, hiç böyle bir felaket yaşamadık. Sana ne söyleyeceğimi bilmiyorum Fateh. Ama yine de başımızın üzerinde tavan olduğu için şükür. Binlerce insan artık evsiz. Ve kaç yaralı ve kaç ölü var bilmiyorum. Yarın daha iyi anlarız. Şimdi çalışıyordum, yoruldum. Belki yarın konuşuruz, olur mu habibi?



Sohbetler A Corner in the World tarafından, İstanbul Hollanda Başkonsolosluğu desteğiyle gerçekleştirilmiştir.
2020