Ara

Geçenlerde bir hikaye duydum: 'Demiryolu ülkeye ilk geldiğinde, bir adam şantiyeye girmiş ve mühendise sormuş: 'Bu nedir?' Mühendis, 'Bu demiryolu' demiş. Adam, 'Ne işe yarar?’ demiş. Mühendis ‘Bunun sayesinde 4 günde gideceğin yolu 1 günde gidebileceksin’ deyince adamın kafası karışmış: ‘Peki o zaman diğer üç gün ne yapacağım?’

Daha sonra Sohbetler olacak bu yazışmalar için ilk emaili gönderdiğimde, 24 saatlik bir yanıt süresi öngördüm. Evlerimize hapsolmuş haldeyken bu bolca zaman gibi gelmişti. Şimdi geriye dönüp baktığımda, insanlardan bana her gün bir e-posta göndermelerini istemek epey delice bir istek gibi geliyor.

Bu benim ara metnim. Bu hafta bir yazışma bitiremedim. O yüzden ben konuşacağım.

Bir arkadaşım bir sohbetin bittiğini nasıl anladığımı sordu. Hmmm. Nisan 2020'nin sonlarına doğru iki haftalık bir süre içinde yaklaşık 30 konuşma başlattım -daha doğrusu başlatmaya çalıştım. Bazıları hiç gerçekleşmedi, cevap alamadım. Bazı kişiler bana bunu yapmak istemediklerini söyledi. Bazıları birkaç yazışmadan sonra devam etmedi. Bazıları hala aralıklarla ve görünürde bir son olmadan devam ediyor. Bazıları sonuçsuz kaldı. Yazışmalarınızı bunun gibi bir proje haline getirdiğinizde, onları bir şekilde sonuçlandırabilmeniz gerekiyor. Bana öyle geliyor yani. Bu yüzden paylaştığım sohbetlerin bazılarında son benim ya da karşı tarafın kararıyla geldi, bazen dış etkenler etkili oldu.

Bu süre zarfında arkadaşlarımla yazışmalarım birçok konuyu ve soruyu gündeme getirdi. Ve bazı çok zor anları... Yazışmalarımız süreç içinde arkadaşlarımın çok kişisel durumlarının değişimini, yaşadıkları bireysel, toplumsal ve bazen politik zorlukları açığa çıkardı. Onların kişisel süreçlerini, mahremiyetlerini ve devam eden projemi dengelemek benim için bazen zor oluyor. Sanırım her seferinde el yordamıyla ilerliyorum. Bu süreçte dijital bir mecrada gerçekleşen bu yazışmaların performatif tarafını önemsediğimi fark ettim. Yazışmaların kendi ritmini, içeriğini, dönüştüğü farklı halleri ve tüm aksaklıkları ve olmamışlıkları ile gerçekleşme süreçlerini başlı başına bir değer olarak kabul ettim.

Sanırım şu anda yazışmaların yarısına geldik. Son 5 ayda, dünyanın farklı yerlerinde çeşitli tarihi anlardan geçtik ve daha fazlasının geldiğini görmek zor değil. Dünyanın her yerinde, sanatçılar sadece finansal olarak değil, varoluşsal olarak da çok zor bir dönemden geçiyor. Ve biz bir şekilde bu anların bazılarını kayıt altına alıyoruz. Bu vesileyle arkadaşlarıma düşünce süreçlerini benimle paylaştıkları ve bu süre boyunca dostluklarını sundukları için teşekkür etmek istiyorum. Bunu yapmayan, yapamayan, yapmamayı tercih edenlere de.

Şimdi yazışmalarıma geri dönüyorum. Bu hafta herhangi bir sohbeti bitiremediğim, bitirdiklerimi çeşitli sebeplerden şu an yayınlayamadığım ya da yayınlanması için onay alamadığımdan dolayı herhangi bir şey paylaşmayacağım. Bazen araya hayat giriyor.

Haftaya tekrar görüşmek umuduyla. O zamana kadar güvende ve sağlıklı kalın.

Fatih Gençkal
26 Eylül 2020, İzmir




Sohbetler A Corner in the World tarafından, İstanbul Hollanda Başkonsolosluğu desteğiyle gerçekleştirilmiştir.
2020